Haber Detayı
08 Mart 2016 - Salı 13:38
 
Kızkardeşlik Köprüsü – Seren Gaye Halaç
Kadınların kurtuluşunun kadının bizzat kendi düşüncesiyle, direnişiyle ve sesiyle sağlanacağını haykıran kadınlar doğudan batıya ve kuzeyden güneye kızkardeşlik köprüsünü güçlendirmek için hayatları pahasına direndiler
Gündem Haberi


5 Ekim 1789’da küçük bir kız tarafından insanlığa, adalete ve özgürlüğe çalınan davul sesinin yankılarını bugün Kürt illerinde kadınların barış için attıkları zılgıtlarda duyuyoruz. Kadınlar erkek devletinin  yarattığı ve yıllardır süren savaş ve çatışma ortamında direnişi en ön mevzilerde göğüslüyor, kadın mücadelesini ve barış taleplerini ileriye taşımaya devam ediyorlar. İnsanlık onurunu ve kadın özgürlüğünü yok etmek isteyen erkek egemen sisteme, onun kolluk kuvvetlerine ve çetelerine karşı gericiliğe ve zulmün her türlüsüne başkaldırıyorlar.

Esedullah Tim: Hegemonik erkeklik

7 Haziran seçimlerinden sonra barış isteyenler karşısında yenilgisini hazmedemeyen ve hırçınlaşan AKP, tek başına iktidar olma arzusunu Kürt illerinde “sokağa çıkma yasakları” ile somutlaştırmaya başladı. İç güvenlik yasasıyla keskinleşen mualif hareketin püskürtülmesi ve şiddet aracıyla yok edilmek istenmesi doğuda insanları kendi evlerine hapsetme yöntemleriyle tezahür ederek devam etti. Mahallelerde ve ilçelerde başlatılan ev hapislerini evlerinde katledilen kadınların ve çocukların ölümleri izledi. Salt fiziksel yöntemler değil psikolojik olarak da, demokrasi için bir araya gelen insanların safdışı edilmesine yönelik pek çok araç kullanıldı. Katliamlarını taçlandırmaktan geri durmayan Esedullah timlerinin duvarlara yazdıkları ırkçı ve cinsiyetçi yazılar mevcut iktidarın ve yardakçılarının “görünen güç arzusunun” alt yapısının ipucunu verir nitelikteydi: Hegemonik erkeklik.

Zeynep, Latife, Fatma…

Yüzyıllarca kadınlığı reddeden, kadın bedenini her fırsatta aşağılamaktan geri durmayan patriyarka bugün öldürülen kadının bedeninin çırılçıplak teşhir edilmesi, cansız bedenlerine tecavüz edilmesi, “devlete erkek, sivil halka kadın rollerini vererek cinsiyetçi küfürlerle aşağılanmasını” meşrulaştıracak kadar kendini kaybetti. Sadece kadınlığın aşağılanması değil toplumsal  yaşamın içinde kadınlığın silinmesi için de çaba sarf etti. Silvan’da Meya Kilim Atölyesi’nin kurşunlanması, atölye kepenklerinin panzerler tarafından yıkılması buna sadece bir örnekti. Kadını toplumsal yaşamın hiçbir alanında görmeye dahi tahammül edemeyen modern (!)  ataerki kadınları kendi evlerinde katletmeye devam ederek erkek-imparatorluklarını büyütme projelerinde adım adım hedeflerine yürüdü. Evinin avlusundan aşağı kata inerken hedef gözetilerek öldürülen Selamet, bebeği kucağındayken keskin nişancılar tarafından taranan on sekiz yaşındaki Zeynep, evinden komşusuna gitmek isterken vurulan Latife, evinin damında uyurken katledilen Fatma erkek egemen devletin varlığına dahi tahammül edemediği ve katliamlarına eklediği sayısız kadından sadece bir kaçıydı.

Cizreden başlayan ve kısa sürede geniş bir alana yayılan savaş ortamında, ölenlerin hemen hepsinin sivillerden olması sebebi ile katliam girişimlerine karşı bir özsavunmanın gerçekleştirilmesi, Kürt kadınlarının direniş hattını çizmiş oldu. Bu “özsavunma hattı” aynı zamanda salt yaşam hakları için değil batıdaki kadınların sokaklarda ve meydanlarda eylemlerini devam ettirebilmesinin de mücadelesi oldu. Doğudaki kadınlarla batıdaki kadınların ataerkiyi ortak düşman ilan ederek ortak mücadele edebilmesinin dirsek teması da sağlanmış oldu. Kadın özsavunmasının yalnızca fiziksel bir savunma aracı değil ataerkinin saldırdığı her alanda savaşabilmeyi ve erkek egemen zihniyet karşısında irade koyabilmesini söyleyen Kürt kadınları neoliberalizme karşı işçi sınıfında da, erkek egemen sisteme karşı kadın özgürlük mücadelesinde de öznelerin kadınlar olduğunu direnişleriyle duyurmuş oldular.

Kadınların kurtuluşunun kadının bizzat kendi düşüncesiyle, direnişiyle ve sesiyle sağlanacağını haykıran kadınlar doğudan batıya ve kuzeyden güneye kızkardeşlik köprüsünü güçlendirmek için hayatları pahasına direndiler.

Katliamcı savaş politikalarına karşı barış taleplerinden vazgeçmeyen Kürt kadınları toplumsal kadın rolünün yeniden belirlenmesinde batıdaki kadınlarla kaderlerini birleştirerek omuz omuza mücadelenin mümkün olduğunu ispatladılar. Beş bin yıllık erkek egemen zihniyetin kadın üzerindeki tahakkümünü alaşağı etmek için ortaklaşan kadınlar sadece direnmedi, aynı zamanda yaşamlarını yeniden inşa ettiler. Yok edilmek istenen demokrasi ve özgürlük için kadınlar direniş ruhunu bürünerek barış için mücadelenin ve dayanışmanın ağını ilmek ilmek ördüler. Yerelde evlerini kaybeden kadınların ortak yemek pişirme alanları kurmasıyla kolektif yaşam deneyimlerinin savaş ortamında genişletilmesi, Fırat’ın batısında da dayanışma için kadınların eylemliliklerini devam ettirmesi her geçen gün kadınları birbirine daha çok yaklaştırdı.

Ankara’dan başlatılan ve kadınların kurduğu barış zinciri gün geçtikçe daha da büyüyerek, nihayetinde doğunun kadınlarıyla birleşti. Mücadelenin doğusunda ve batısında direnen kadınlar 5 Şubat günü Diyarbakır – Sümerpark’ta buluşmak için bir araya geldi. Batıda yoksullukla sınanan ve sömürüye başkaldıran kadınlarla doğuda yaşamları için mücadele eden kadınların coşkusu tüm Diyarbakır’da hissedildi. Gün boyu halaylarla, zılgıtlarla devam eden birliktelik ülkenin ve dünyanın dört bir yanına mücadeleyi taşımanın sözüyle son buldu.

Ülkenin dört bir yanında süren eylemler ve direnişler ana akım medyanın algı operasyonlarına ve tüm engellemelerine rağmen sesini dünyaya duyurmaya başardı.Arjantin’deki kadınların Kürt kadınları ile dayanışma eylemleri ile başlayan destek ağı Türk ve Kürt kadınlarının özgürlüğü sorununu enternasyonel kimliğinde ilk görünenler oldu.Ortadoğulu kadınların takip ettiği destekler dünyanın pek çok yerinden kadınların mesajlarıyla büyüdü.

Gezi’de, Suruç’ta, Ankara’da,Cerattepe’de,1 mayıslarda ve 8 Marttlarda direnen kadın hareketi gün geçtikçe büyümeye devam edecektir.  “Kadınlık kaderine” isyan eden ve “bu hayat bizim!” diyen kadınlar mücadeleyi her yerde örgütlemeyi başaracaklardır. İlk sömürülen, ilk köleleştirilen,toplumsal değer ve emekten ilk uzaklaştırılan kadınlar ataerkiden ve onun günümüz yansıması olan bütün mekanizmalarından hesap soracaktır.

Yaşasın kadın dayanışması, yaşasın mücadelemiz!

Kaynak: Editör:
 
Etiketler: Kızkardeşlik, Köprüsü, –, Seren, Gaye, Halaç,
Haber Videosu
Ulusal Gazeteler
Bizim Gazete
Yazarlar
En Çok Okunanlar
Anketler
Yeni haber sitemizi nasıl buldunuz ?
Anketler
Sitemizin çalışmalarını nasıl buldunuz ?
sanalbasin.com üyesidir
Süper Lig
Takımlar
P
Av
M
B
G
O
1
Sivasspor
27
0
2
3
8
13
2
Fenerbahçe
25
0
3
4
7
14
3
İstanbul Başakşehir
25
0
2
4
7
13
4
Beşiktaş
24
0
3
3
7
13
5
Trabzonspor
23
0
2
5
6
13
6
Alanyaspor
22
0
3
4
6
13
7
Yeni Malatyaspor
20
0
3
5
5
13
8
Galatasaray
20
0
3
5
5
13
9
Çaykur Rizespor
17
0
6
2
5
13
10
Göztepe
17
0
4
5
4
13
11
Denizlispor
17
0
6
2
5
13
12
Gaziantep FK
16
0
5
4
4
13
13
Gençlerbirliği
14
0
6
5
3
14
14
Konyaspor
13
0
6
4
3
13
15
Kasımpaşa
12
0
7
3
3
13
16
Antalyaspor
12
0
7
3
3
13
17
MKE Ankaragücü
9
0
8
3
2
13
18
Kayserispor
7
0
8
4
1
13
Nöbetçi Eczane


Nöbetçi eczanlerle ilgili detaylı bilgi için lütfen tıklayın.

Arşiv
Modül 1